Nadia Visser                                                                                                                                                                     Zeynep Arslan

 

Nadia Visser ile Zaza Dili ile tanışmasını, dile olan ilgisini ve dile ilişkin çalışmalarını konuştuk…

Dr. Zeynep Arslan

Sevgili Nadia, öncelikle biraz kendinden bahsedermisin?

Tabii. Ben 18 yaşındayım, Hollanda da yaşıyorum. Uluslararası turizm ve Şirket Danışmanlığı bölümünde üniversite öğrencisiyim. Bazen insanlar nereli olduğumu sorar bana. Hollandalıyım dediğim zaman bana inanmaz ve aslen Dersim’in neresinden oluğumu öğrenmek istediklerini söylerler (gülüyor). Son birkaç yıldır Zazaca ve Kürtçe dillerinde Müzik yapıyorum. Son bir senedir de Zazaca dilini öğreniyorum.

Zaza Dili ile tanışman nasıl gerçekleşti?

Aslında buna Müzik vesile oldu. 2012de ‘Music Generations’ projesi kapsamında Türkiye’ye gittim. Proje fikri Türkiyede’ki geleneksel müzikleri tanımaktı. Projeye katılan grup 25 kişiden oluşuyordu. İlk durağımız Ankara’ydı. Bir hafta başkentte kaldıktan sonra  benim Dersim maceram başladı. Dersim’e gittik. Orada Ahmet Aslan ve Metin Kahraman bizi Zaza müziği ile tanıştırdı. Birkaç Zazaca kılam öğrendik. Proje bitti ve ben tekrar Hollanda’ya geri döndüm. Anladım ki bu dil ile tanışmam burada kalmayacaktı. Zazaca konuşan çok insan ile tanıştım. Dil hakkında epey bilgi edindim. Bir Hollandalı olarak benden Zazaca kılamlar dinlemek dilin sahiplerini çok etkiliyordu. Zazaca konuşan insanlar çok duygulanıyor ve benimle gurur duyuyorlardı. Artık bende yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmış bu dilin yaşaması için elimden geleni yapmak ve katkıda bulunmak istiyorum.

Zaza Dili’nde müzik yapmak seni neden bu kadar cezbediyor?

Gördüm ki dilin sahipleri, konuşanları beni dinledikleri zaman çok seviniyor. Yol olmaya yüz tutmuş Zazacanın yeniden hayat bulması bu insanların gözlerinde umut ışığının belirmesine neden oluyor. Bir Hollandalı olarak Zazaca kılamları seslendirmek konuşanları derinden etkiliyor. Ayrıca benim bu işte bu kadar etkin olmam, konuşanların yeni nesillerini de dili öğrenmeye motive ediyor.

Dili yaşatma konusunda benim katkıda bulunabileceğim alan kılamları seslendirmek, yani müzik. İlk etapta dili bilmiyordum. Zazaca kılamları ezberlemek ve onları seslendirmekle başladım işe. 2014 Almanya Munzur Festivali etkinliklerinde Gulê Mayêra ile ilk defa birlikte çalışma fırsatını buldum ve daha sonra aynı sahneleri paylaşmaya başladık. Yine birlikte bir etkinlikteydik. Büyük bir festivaldi. Konu başlığı ‘Özgürlğk’tü. Bir çalışma grubu esnasında bir soruyu yanıtlamamız gerekiyordu. Soru şuydu ‘Özgürlük sizin için ne anlama geliyor? Neyi ifade ediyor?’  Gulê Mayêra ‘Benim için Özgürlük kendi ana dilimde kendimi ifade edebilmektir’ demişti. O an çok etkilenmiştim. Bir Hollandalı olarak ana dilimi konuşamama gibi bir durum ile asla karşılaşmamıştım. Anadilimi konuşmak kadar daha doğal bir şey yoktu. Anladım ki bazı halklar için anadilini telaffuz edebilmek mücadele edilmesi gereken bir lükstü.

Yine aynı hafta Gulê Mayêra ile birlikte bir Almanca rap etkinliğine katılmıştık. Orada bir genç adam ile tanışmıştık. Genç adam Alman dilinde rap müzik yapıyordu ama Almanca konuşamıyordu, diyalog kurmakta güçlük çekiyordu. O gün anladım ki müziğini yaptığım bir dili bilmemem, o dilde konuşup okuyup yazamamam kadar daha saçma bir durum söz konusu olamazdı hayatımda (gülüyor). Ve karar verdim, bu dili öğrenmeliydim. Kasım 2014’den beri Zazaca öğrenmeye başladım.

Zazaca yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan bir dildir. Bu dili öğrenmek neden senin için bu kadar önemli ve sana getirisi nedir?

Zazaca beni çok etkiledi. Benim içime dokunuyor desem belki de yeridir. Dilin tarihi, konuşanları, geldiği toprakları, oranın hikayeleri benim ilgimi fazlasıyla çekiyor. Ben bu güzel dilin yaşaması ve yaşatılması için katkıda bulunmak istiyorum. Derin bir tarihe ve kültürel zenginliğe sahip olan bu dili yeni nesillere taşımak lazım. Zazacayla tanışmam beni bugüne kadar farkında olmadığımi tanımadığım bir dünya ile biraraya getirdi ve ben bu durumdan ötürü çok mutluyum. Zazaca artık benim hayatımın ve kişilik gelişimimin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Ondan ayrılmam sanırım artık mümkün değil.

Yakın zamanda ve şu anda Zazacaya ilişkin projelerin nelerdir?

Bugünlerde Gulê Mayêra ile birlikte yeni bir albüm çalışmasının içerisindeyiz. Bir çok konser planlıyoruz ve Zaza Dili’ni büyük kitlelere taşımak istiyoruz. Onun haricinde şu aralar Hollanda’da müzik yapan Pêro Piya grubu ile çalışıyorum. Altı Dersimli genç adamdan oluşan bu grup gerçekten de çok iyi müzik yapıyor. Ayrıca Zaza Dili‘nde yayımlanan dergi‚ Perloda Ma’yı Almanya‘ya ve Hollanda‘ya getirmeye çalışıyorum. Bu dergi  şu ana kadar yalnızca Türkiye‘de yayımlanıyor. Avrupa‘da da konuşanların ve ilgili insanların Zazaca yazıp okuma konusunda kendilerini geliştirmelerine katkıda bulunmak istiyoruz. Dilerim tüm bu çabalar boşa çıkmaz ve daha çok insan Zaza Dili’nin yaşaması ve yaşatılması konusunda etkin olur. Ben Zazaca konuşanlar tarafından etkilendim ve kendimi bu dile adamaya karar verdim. Umarım ben de başkalarının dili öğrenmelerine ve dil için çalışmalarda bulunmalarına vesile olurum.

Nadia Visser’e  sorularımı içtenlikle yanıtladığı ve bana zamanını ayırdığı için teşekkürlerimi sunarım.

7.9.2015