GURAN
Günümüzde Guran, Kirmanşah'tan Kasr-ı Şirin sınırı yakınlarına kadar uzanan ana
yolun kuzeyinde ve Dalahu dağının Kuh-i Şahan yamaçlarını da içine alan bölgede
yerleşik olan 4.000 - 5.000 hane dolayına kadar düşmüş bir İran halkıdır.
Başkenti Gahvara'dır. Gahvara, Güney Sirvan'daki Zimkan vadisi içinde bulunan
Kirmanşah'ın 60 km kuzeyine düşmektedir. Kirmanşah'ın 40 km kuzeybatısında
Dinavar kesimine yakın olan Kandula köyünde ayrı bir topluluk yaşamaktadır. Daha
birçok diğer kol Hawraman aşiretiyle Badjalan'ı oluşturur.
Bu adın ilk biçimi herhalde Goran (L* Gawran-) olmalı. Çünkü bu ad Kürt
diyalektlerinde çokça geçer. Gurani'nin kendisi de zaten o 'dan u 'ya, giderek u
'dan ü 'ye doğru bir ses değişimine uğramıştır. Bu yüzden bu ad ile, Straba XI,
14, 14'te sözü geçen Medlerin komşusu arasında benzerlik kurmak oldukça güçtür.
Adın kökeni büyük bir olasılıkla gaw bara-kan "öküzüyle yol sürme" (bkz.
Minorsky, age.) sözcüğünün içinde aranabilir. Bu adın Hazar bölgeleriyle
bağlantısı kurulmaktadır. Çünkü aynı zamanda yer adı olarak "Gilan", Gurnalar
arasında çok yaygındır. Bunların anavatanlarının Hazar olduğu saptanmasının
kanıtı gene kendi dilleridir. Bunlarla yakın bağları olan Zaza ya da Dımıli
halkının batıya, eski Ermenistan içlerine geçmesi sonucu preto Guranlar güneye
göçetmiş ve tüm Güney Zagros bölgesine yerleşmiş gibi görünüyor. Daha sonra
bunlar, bir Kürt yayılmasına bağlı olarak kuzayden de çevrilmişlerdir. Dilleri,
Kürt işgalcilerinin "merkezi" dilleri üzerinde izler bırakmıştır.
İbn Khurnadadhbih, 14, bu adın ilk biçimini "Cabaraka" olarak veriyor. Benzer
biçimler, her zaman Kürtlerle yakın ilişki içine alınarak, İbn Fakih ve
el-Mes'udi tarafından da kullanılmıştır. İbn el-Athir, IX, Kuzey Luristan'dan
Şahrazur'a kadar uzanan Hasanoyid Hükümdarlığını anlatırken (350-420 / 960-1030)
Cavrakan'ın yağmalanmasına sık sık değinmektedir. Mudimal Altawarikh'in yazarı
bu adın yerine düzenli olarak "Guranan" adını kullanmaktadır. Şibab el-Din
el-Umari, Masalik el-abşar (744 / 1343), Hamadan ve Şahrazur dağlarında yaşayan
"el-Kuraniye" diye bilinen Kürtlerden sözediyor. Şerefhan, Şerefname'de (1005 /
1596) sanki tüm Ardalan ve Kirmanşah ahalisinden bahsediyormuş gibi "Guran"
deyimini ısrarla kullanmış, ancak onların çeşitli yöneticilerini birbirinden
farklı olarak ele almıştır. Böylece, ayakta kalan Guran nüfusunun dışındaki tüm
diğerlerinin Kürt kabilelerince eritilmesinin giderek geliştiği, ve şu anda
varılan benzeşmeye, bir yüzyıldan daha uzun bir süre önce ulaşıldığı
gözlenmektedir.
Guranlar, temelde toprak işleyici olmakla birlikte, uzun süre kaliteli asker
olmalarıyla da tanınmışlardır. Geçen yüzyıl içinde İran ordusu için 1.000 ile
2.000 kişi arasında değişen düzenli bir birlik sağlamışlardır. Kürt aşiret
liderliği altına girenler kimliklerini tamamen yitirdiler. Misken ile eşdeğer
anılan Goran adı bugün Şahrasur Kürtlerinde serf-benzeri Kürtçe konuşan köylülük
için kullanılıyor.
Ayrıca "Goran" adı, Büyük Zap Suyunun kuzeyinde Khazir kolunun Zap Suyuna
katıldığı yerin üstünde kalan kısımda yerleşik küçük bir Kürt grubu için de
kullanılıyor. Bu yedi kabile, ki bunlara da "Goran" deniyor, diğer komşularının
tersine güney grubu Kürt diyalektlerini kullanmaktadırlar. Bunlar çok belirgin
olarak Kirmanşah-Khanakin yöresinden gelerek buraya yerleşmişlerdir.
Dil
Gurani diyalektleri, Kuzey-batı İran grubu içindedir. Bunlardan Hawrami,
özelliklerini koruyan en eski diyalektir. Fonolojik özellikleri şunlardır:
a) y ve w ön seslerinin korunması:
H(awrami) yawa, B(adjalani) yaw , K(andulai) yaya "arpa"
H, B wa K va "rüzgar"
H, K wini "kan"
b) Ön w -<hw -:
Tümünde ward "yemek"
H, K war "güneş", warm "uyku"
c) Ön h -<x -: H, K har "eşek", hana "ilkbahar"
d) -rd ->-l -, hatasız olarak Kuzey Batı İran sözcüklerinde; H wili "çiçek"; K
zil "yürek"
H ve B genelde meçhul ünlüler e ve o 'yu korurken, bu sesler öteki Gurani
diyalektlerinde kaybolmuşlardır. H hela , K hila "yumurta"; H, B, goş , K guş "kulak".
Burada u genellikle u:: olur. K dur "uzak", zu "çabuk".
Nominal sistemde eril veya dişil cins ile doğrudan ve dolaylı anlatın normal
olarak birbirinden ayrılmıştır. Birçok diyalektte belirli sonek -aka vardır, F
-ake (-aki ). Belirtisiz sonek genellikle î , Hawrami'de ew 'dir, F'de -ewa . H,
ayrıca ulama i 'nin yanısıra (yanew -i kon "eski bir ew") genitiv izafa şekil
û:: 'yu da korumaktadır (das-û wem "kendi elim").
Kopula (özne fiil bağlantısı, çn.) -n- ile karekterize edilmektedir. Böylece
tekil 1) ana(n) , 2) ani , 3) -an , vb. gibi olur. Geniş zamanda süreklilik
veren önek genellikle m(a)- 'dır. B makaro , K makaru , ancak H karo "o yapar".
B macan , H maca "onlar söyler (wac ). Buna ek olarak H'de imperfe (tamamlanmamış,
çn.) zaman kökü vardır: Karene "ben yapıyordum", wace "o söylüyordu".
Diyalektlerin büyük çoğunluğu geçişli fiillerin içe dönük geçmiş zaman oluşturma
özelliklerini korumuşlardır. H, B ceş-it wat "ne dedin?", K awirdan-iş "o onu
getirdi". Edilgen kökler -ya- ile yapılmaktadır. H wacyo "denir", K kiryan "yapıldı".
Gurani, dil olarak yazınsal statü kazandı. Bir dizi Ehl-i Hakk yazarının
kullandığı dil olmanın yanısıra Ardalan valilerinin yönetim dili olarak da
kullanılmıştır. Bu yazın dilinin kısa grameri Rieu tarafından verilmiştir.
Ozanlar, Yusuf Yaska (1010 / 1600)'dan Mevlevi (1300 / 1882)'ye kadar uzanır.
Epik, lirik ve dinsel yazın olarak tüm Gurani nazmı, aynı şekilde, basit bir
dekasilabik (on hecelik mısra, çn.) ölçü içindedir. Gurani'nin geçmişteki ünü,
onun komşusu olan Kürtçe'de "şarkı" için ortak sözcük olmasından kaynaklanıyor.
Kaynaklar:
V. Minorsky, The Guran, BSOAS'ta, xi (1943), 75-103;
Benedicstsen / Christensen, Les dialectes d'Awroman et de Pawä, Copenhagen 1921;
K. Hadank, Mundarten der Guran, (Oskar Mann) ortak çalışma..., Berlin 1930;
M. Mokri, Cinquante-deux versets ... dialecte Gurani, JA'da, 1956, 391-422.